Un
→
Hidrasyon adım değil tepkimenin kendisi; kuru unda glüten yoktur.
Görünmez ama her şeyi belirlerler. Tuz proteini çözünür kılar, suyu tutar, acılığı baskılar ve tatlıyla umamiyi yükseltir. Su ise pek çok tepkimenin ortamı: nişasta onsuz jelatinleşmez, glüten onsuz kurulmaz.
Tuzda aralık dar: yemeğin ağırlığının %0,8–1,5’i. Üstüne çıktığında ozmoz suyu çeker, doku sertleşir ve tat kapanır — geri dönüşü yoktur. Suyu ise sebze yemeğine ekleme; sebze zaten %90 sudur.
Sebze yemeğine su ekleme; sebze zaten %90 sudur ve kapalı kapta kendi sıvısını üretir.
Şebeke suyu kapalı sürahide buzdolabında 3 gün; açıkta bekleyen su havadan koku ve mikroorganizma alır.
Su glüten içermez.
Bu malzemenin kayda değer karbonhidratı yok, dolayısıyla glisemik indeksi de yok. Kan şekerini tek başına yükseltmez; yanında ne yediğin belirleyici olur.
“Birlikte güzel oluyor” bir açıklama değil. Aşağıdaki her eşleşmenin altında kimyasal ya da yapısal bir mekanizma var.
Un
→
Hidrasyon adım değil tepkimenin kendisi; kuru unda glüten yoktur.
Pirinç
→
Jelatinleşme su *ve* ısıyı birlikte, kabaca 60 °C üstünde ister; yeterli su yoksa tava ne kadar sıcak olursa olsun granüller şişemez.
Nohut
Sert su: kalsiyum ve magnezyum çözünmez kalsiyum pektat çapraz bağları kuruyor ve suyun içeri girmesini engelliyor. Suyu önce kaynat ya da ıslatma suyunu tuzla.
Su, suda çözünen vitaminlerin kayıp yoludur: B vitaminleri ve C vitamini hacim ve süreyle orantılı olarak pişirme suyuna geçer. Buharda pişirmenin ve pişirme suyunu yemeğe katmanın bütün beslenme gerekçesi budur.
Veritabanında 6 yemek bu malzemeyi kullanıyor.

Sulandırılmış yoğurt üzerine kurulan tahıl ve bakliyat çorbası. Buğday ve nohut bir gece ıslatılıp ayrı ayrı haşlanır, sonra tuzlu ve sulu yoğurda katılır. Bölgeye göre sıcak da yapılır soğuk da.

Ayrı bir kayıt hak ediyor çünkü tekniği tamamen farklı: hiçbir şey ısıtılmıyor. Haşlanıp soğutulmuş nohut ve buğday, soğuk suyla açılmış tuzlu yoğurda karıştırılıyor; dereotu, kuru nane ve buz ekleniyor.

Yoğurdun suyla açılıp tuzlanmış hâli. Türk mutfağının ulusal içeceği ve aslında yoğurdun taşınabilir formu: göçebe pratiğinde hem sıcakta bozulmayı geciktiriyor hem terleyerek kaybedilen tuzu yerine koyuyordu.

Sıradan ayranla karıştırılmaması gereken, bambaşka bir şey: yoğurttan tereyağı çalkalandıktan sonra geriye kalan sıvı. Tereyağı için ayrılan yoğurt bilerek uzun fermente edilir, o yüzden yayık ayranı belirgin biçimde daha ekşidir.
Bununla eşleşen bir şey yok.