“Orta ateş” bir teknik değildir.
Her pişirme yönteminin onu tanımlayan bir sayısı var: kızartmanın 170 derecesi, mangalın ışıması, fermantasyonun pH düşüşü. O sayıyı bilirsen yöntem tarifsiz de çalışır.
Kızartma
Yüzeydeki su buhara dönüşüp dışarı basınç uygular; yağın içeri girmesini engelleyen kalkan budur. Yağ soğuksa kalkan kurulmaz, yemek yağı içer.
Fırın
Hava ısıyı kötü taşır; fırının 200 derece olması yemeğin 200 dereceye çıkacağı anlamına gelmez. İçerisi, suyun kaynadığı yerde 100 derecede kalır.
Haşlama ve poşe
Su 100 dereceyi geçemez, bu yüzden haşlamada ateşi açmak hiçbir şeyi hızlandırmaz. Haşlamayı ayarlayan şey sıcaklık değil, süre ve tuz.
Mangal ve BBQ
Kor, ısıyı ışıma yoluyla gönderir; yüzey saniyeler içinde 200 dereceyi aşar. Dumanın fenolleri ete tutunur, o tat oradan gelir.
Fermantasyon
Mikroorganizmalar şekeri asit ve gaza çeviriyor. pH düştükçe hem tat derinleşiyor hem de bozulma duruyor; ekşi maya da turşu da aynı işin farklı hızları.
Tütsüleme
Soğuk tütsü pişirmez, kurutur ve korur; sıcak tütsü aynı anda pişirir. Odunun cinsi aromayı belirler: meyve ağacı yumuşak, meşe sert, çam asla.
Zeytinyağlılar
Sebze kendi suyunda, kısık ateşte, kapalı kapta pişer. Zeytinyağı burada kızartma yağı değil; aromayı taşıyan ve soğuyunca dokuyu toparlayan bir katman.
Karamelizasyon
Sükroz 160 derecede parçalanıp yüzlerce yeni aroma molekülüne dönüşür. Fruktoz bunu 110 derecede yapar, bu yüzden ballı tarifler daha erken kararır.
Mezeler
Meze sofrası bir tabak değil, bir kompozisyon: asit, yağ, tuz ve tazelik yan yana durur. Her tabak tek başına değil, komşusuyla birlikte tasarlanır.
Sunum ve sofra
Odak noktası, boş alan, yükseklik ve tek sayı. Tabak kadar örtü, peçete ve ışığın rengi de tadın bir parçası — sofra yemeğin devamıdır.
Terbiye
Yoğurdu kaynayan çorbaya doğrudan katmak onu keser. Terbiye, yoğurdu tencereye götürmeden önce tencereyi yoğurda getirmektir: sıcak suyu kepçe kepçe karışıma ekleyerek sıcaklığı yavaşça yükseltmek.
Süzme
Yoğurdu bez torbaya alıp peynir suyunu yerçekimiyle almak. Hiçbir şey eklenmiyor, hiçbir şey pişmiyor; sadece su gidiyor ve geride kalan her şey yoğunlaşıyor.
Yayık
Yoğurdu ya da kaymağı çalkalayarak yağını ayırmak. Ortaya iki ürün çıkar ve ikisi de asıldır: tereyağı ve yayık ayranı.
Isı-asit pıhtılaştırma
Mayasız peynircilik. Kesilme, yoğurtlu çorbada bir kaza; burada ürünün kendisi. Isı ve asit birlikte kazeini çökertir, süzülen teleme çökelek olur.
Sac
Yağsız, doğrudan temas eden sıcak metal. Fırının aksine ısı yalnızca alttan ve iletimle gelir, bu yüzden ekmek çevrilir ve iki yüzü ayrı ayrı pişer.
Kurutma
Bozulmayı durduran şey soğuk değil, suyun yokluğu. Daha doğrusu: suyun mikroorganizmalar için erişilebilir olmaması.
Yağda açma
Baharatı sıcak yağda kısa süre tutmak. Türk mutfağında çoğu zaman en son adımdır: kızdırılmış tereyağına pul biber ya da kuru nane atılıp yemeğin üstüne gezdirilir.
Soğuk
Hiçbir şeyin pişmediği teknik. Bu onu tekniksiz yapmaz: soğuk, tadın nasıl algılandığını değiştirir ve bir tarifin dengesi buna göre kurulur.