Rendelenmiş Kırmın içeceği
Evet, bu ismi az önce uydurduk 😄 Böyle bir yemek yok — ama elindeki malzemelerle olacak olan tam olarak bu.
Bu bir kâse olur: soğuk süt ürününün üstüne meyve. Ateş yok, sadece sıra ve sıcaklık.
i̇çecek yaptığın için pişirme ve kesim seçenekleri buna uyanlarla sınırlı.
Hiç pişirilmiyor. İş kesmekte ve soğuk tutmakta. Rende yüzeyi onlarca katına çıkarıyor: çok daha hızlı pişiyor ve suyunu anında bırakıyor.
Bu ağırlık, besin değeri değil. Zeytinyağı ağırlığın onda biri olup kalorinin çoğunu taşıyabilir.
Miktarları sen vermedin; buradakiler her malzeme için makul bir ev ölçüsü. Oranı değiştirirsen yemek de değişir.
Bir de şunu dene
-
Asit yok. Bir dilim limon ya da bir çay kaşığı sirke yemeği hafifletir; asitsiz tabak ağır ve düz kalır.
Limon
Sirke
Sumak
-
Yağ yok. Aroma moleküllerinin çoğu yağda çözünür; yağsız pişen yemekte baharatın yarısını hiç tatmazsın.
Zeytinyağı
Tereyağı
Tuz, karabiber, su ve yağ her mutfakta var sayılır; onları eksik saymıyoruz.
Çiğ seçtin ama şunlar pişmeden sofraya gelemez: Kırmızı et — çiğ et, kanatlı ve sakatat 70 °C iç sıcaklığı görmeden güvenli değil; Salmonella ve E. coli bu sıcaklıkta dakikalar içinde ölüyor. Pişirme yöntemi geri alındı — bu bir güvenlik sınırı, tercih değil.
Bir kez üretilir ve bu malzeme, pişirme ve kesim birleşimine kaydedilir; aynı şeyleri seçen herkes aynı görseli görür. Bu yemeğin fotoğrafı değil — kimse pişirmedi.
Kâsede, akışkan, kaşıktan dökülen ve rengini malzemesinden alan, kızarmamış.
- Su oranı
- 86% Kıvamı belirleyen ilk şey bu.
- Yağ oranı
- 11% Parlaklığı ve ağızda bıraktığı kaplamayı veriyor.
- Isı
- yok Hiçbir şey pişmiyor: renk de doku da malzemenin kendisinden geliyor.
Yukarıdaki sayılar motorun okuması: renk malzemelerin ölçülmüş renginden ve kızarma ölçüsünden, kıvam su oranından, parlaklık yağ oranından çıkıyor. Görsel de bu sayılardan üretiliyor.
Bunda ateş yok: renk ve kıvam doğrudan malzemelerin kendisinden geliyor.
Bütün kesim et için güvenli kabul edilen iç sıcaklık 63 derece ve üç dakika dinlendirme. Daha azı bilinçli bir tercih olabilir; bilerek yapılıyorsa sorun yok, bilmeden yapılıyorsa vardır.
2 kişilik, toplam 500 g
Miktarlar, adımlar ve motorun okuması bulanık: fotoğrafı ürettiğinde açılıyor.
-
300g
Kırmızı et
-
1adet
Kuru soğan
≈ 150 g
-
10adet
Ceviz
≈ 50 g
Sona eklenenler: Tuz, Karabiber, Su, Zeytinyağı. Bunlara ağırlık yazmıyoruz: miktarı tada göre ayarlanıyor ve motorun tahmininde de ağırlıkları yok.
Nasıl yapılır
-
Kuru soğan ince doğra, beş dakika tuzlu suda beklet ve durula. Çiğ keskinliğin çoğu o suda kalır.
-
Kuru soğan
-
Tuz
-
Su
Neden Keskinliği veren kükürtlü bileşikler suda çözünüyor. Bekletmek onları çıkarıyor, aroması kalıyor. -
-
Ceviz iri kır ve en sona bırak. Erken karıştırılan ceviz nem çekip çıtırlığını kaybeder.
-
Ceviz
Neden Çıtırlık, kuru bir yapının kırılırken çıkardığı sesten ibaret. Nem girdiği anda yapı esniyor ve ses gidiyor. -
-
Kırmızı et hazırla ve kâseye al. Doğradıktan sonra bekletme; kesik yüzey havayla temas ettiği andan itibaren su ve aroma kaybediyor.
-
Kırmızı et
-
Su
Neden Kesik yüzeyde hücre duvarları açık. Bekleyen doğranmış malzeme hem suyunu hem kokusunu tabağa değil havaya veriyor. -
-
Buzdolabından çıkardıktan on dakika sonra ver. 4 derecede aroma moleküllerinin çoğu havaya geçmiyor; yemek soğuk değil, tatsız oluyor.
Neden Uçucu aroma bileşikleri buharlaşarak burna ulaşıyor ve buharlaşma sıcaklığa bağlı. Soğukta aynı yemek daha az kokuyor, daha az kokan yemek daha az tat veriyor.
Neye benziyor
Bunu kimse yemedi ve fotoğrafı yok. Elimizdeki tek şey malzemelerin tat vektörleri — yazılı tariflerde kullandığımız modelin aynısı.
Bu profil ölçülmedi, hesaplandı: malzemelerin tat vektörlerinin rol ağırlıklı ortalaması, pişirme tekniğinin kaydırmasıyla birlikte. İnce çizgi veritabanının o eksendeki ortalaması.